|
VELED |
DIN
HOCASI |
- Veled, 'Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum" diye israr
edince... Adam, "Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda
kalacam, eyisi mi simdi izah edim, hazir sormusken, kurtuliym gitsin bu
isten" deyi dusunur, icinden...
- -"Bak evladim, cok eyi dinne, zira bi daha
annatmiyacaam: "Anannan baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de
karsilasti. "Bir iki bakistiktan soona bu 'cyber cafe'nin musait bi yerine
gectiler... Baban 'memory stick' ile , 'USB' den bi baglanti kurdu...
"Anaciin bu firsati eyi degerlendirerek 'memory stick' den
bi kac 'down load' endirdi...
- -"Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload'
yukledi... Ammaaa, " ....heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttugumuz
aklimiza geldiginde is isten gecmisti... "Bu raddeden soona da, ne
'delete' edebildik, ne de 'cancel'... "Sonuc olarak da, ortaya felaket bi
'Virus' cikti, dokuz ay soona... "Iste mesele bu kadar basit, benim güzel ewvladım
...
|
- Okula yeni bir din hocası gelmis ve sınfı tanımak icin isimlerini sormus.
Kıza sormus adın ne
:
- - kız kevser demiş, iyi o zaman kevser suresini oku ..Kız okumuş aferim deyip, Arkasındaki çocuğa geçmiş senin
adın ne diye?
- Çocuk fatih demiş ....İyi bakalım sende fatiha dua sını oku demiş.....Daha sonra Din hocası arka sıralarda
saklanmış birine ... Ne oldu senin adin ne??
Adım yasin ama arkadaşlarım bana kısaca suphaneke derler
| | |
|
CENAZE |
DENENMİŞ
İLAÇLAR |
- Hindistan'a, kaplan avına
giden John'un ailesine gelen telgrafta şunlar
yazılıydı:
- "John, avda öldü. Cenazesi
ayın 17'inde Londra'da olacak."
- Ayın 17'sinde John'un ailesine
kafes içinde büyük bir Bengal kaplanı geldi.
Bunun üzerine aile, Hindistan'a telgraf
çekti:
- "Kaplanı aldık. John'un
cenazesini bekliyoruz."
- Cevap geldi:
- "John'un cenazesi kaplanın
karnında."
|
- Doktor, hastasına telefon
etti:
- - Size verdiğim reçetedeki
ilaçları kullanmaya başladınız mı?
- - Başladım, doktor.
- - İyileşmeye de başladınız
mı?
- - Daha iyiceyim. İlginize
teşekkür ederim. Daha önce böyle telefonla
sormazdınız...
- - Ben de aynı hastalığa
tutuldum. İlaçları kullanmadan önce emin olmak
istedim de..
| | |
|
ENAYİ |
KUŞ SANMIŞ |
- Bir yığın sebze yüklenmiş el
arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya
çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç
bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk
alarak sordu:
- - Oğlum, tek başına bu kadar
yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin
mi?
- - Söyledim ama...
- - Öyleyse niye taşıttı?
- - "Sana yardım edecek bir
enayi bulunur" dedi.
|
Saf köylü, kente iş için
gelmiş. Bir evin penceresinde gördüğü papağanın
renk renk tüylerine hayran oluyor.
- Allahım... Ne güzel
yaratıklar var... Tam o sırada papağan
konuşmaya başlıyor: - Ne
bakıyorsun? Köylü, neye uğradığını
şaşırıyor: - Kusura bakma hemşehrim. Seni kuş
sandım da...
| | |
|
SAVAŞ HAZIRLIĞI |
TANIMAYRUM
! |
- Televizyon filminde
Kızılderililerin yüzlerini boyadıklarını gören
Can, sordu:
- - Baba ne yapıyorlar bunlar
böyle?
- - Savaşa hazırlanıyorlar,
oğlum.
- Can, ertesi sabah annesini
makyaj yaparken görünce koşup babasının yanına
geldi:
- - Baba, kötü şeyler
olacak...
Annem içerde savaş hazırlığı
yapıyor! |
- Yargıç, Temel'e:
- - Bu adamdan borç para
almışsın, diyerek Dursun'u gösterdi. Neden
ödemiyorsun borcunu?
- - Ben bu adamı tanımayrum.
Ondan borç almuş da değilim.
- Dursun sinirlerdi:
- - Ula Temel, doğru söyle, beni
tanimay musun?
- - Tanimayrum.
- Ula sen beni tanimaduğuna göre
ben de seni tanımayrum!
| | |
|
YARIŞ ATI |
TERLEMEK
İÇİN |
- Kocasının ceplerini
karıştırırken bir kağıt parçası buldu. Üzerinde
"Leyla" yazıyordu, bir de telefon numarası
vardı. Akşam, kağıdı gösterere sordu:
- - Bu kimin numarası?
- - Aa, bilmiyor musun, ünlü
yarış atı bu. Bu hafta ona oynadım.
- On gün sonra koca eve dönünce,
karısı:
- - O ünlü yarı atı Leyla var
ya, dedi. İşte o aradı seni...
|
- Sınavda tıp öğrencisine
sordular:
- - Hastayıı hangi yöntemlerle
terletirsin?
- Öğrenci bildiklerini
söyledi.
- - Başka?
- Belleğini yokladı, anımsadığı
başka yöntemleri de anlattı.
- - Başka?
- Ter içinde kalan
öğrenci:
- - Bütün bu yöntemlerden sonuç
alınmazsa, dedi, burara getirir, huzurunuzda
sınava sokarım.
| | |
|
AYDINLIKTA |
TEMEL VE KRALİÇE
ELİZABETH |
- Nasreddin Hoca kapisinin önünde bir seyler
araniyormus. Kizyurdulari :
- Hayrola Hoca
efendi, demisler, birsey mi kayip ettin? -
Mühürüm düstü de... - Nerede düsürdün? Söyle,
biz de bakiverelim... - Içeride düsürdüm,
avluda... - Avluda kayip olan sey sokakta
aranir mi be Hoca? - Avlu karanlik. Burasi
daha aydinlik da onun için burada ariyorum...
|
Temel Istanbul a
gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top
atislari duyul- maktaymis. Merak edip sormus.
"Hemserim bu top atislari neyin nesi?"
diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle
top atisi yapildigi anlatilmis. Aradan yarim
saatgeçmis ve top atislari halen sürmekteymis.
Temel yine sormus bir baskasina "Bu top
atislari neden?" diye. Ayni cevabi
alinca söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir
kariyi vuramadilar,
be!" | | | | |
Etiketler
: Fıkralar, Komedi,
Komik Sözler, Eğlence,
Fikralar, Komik
Fıkralar, Komik Yazılar
Chat
odaları ,
Chat ,
|